“`html
Resim ve seramik sanatını kendi benzersiz tarzıyla yeniden tanımlayan Melike Abasıyanık Kurtiç, Kayada Büyüdüm Ben adı altında ilk defa İstanbul’da kapsamlı bir sergiyle izleyicilerin karşısına çıkıyor. Galerist ve Galeri Nev iş birliği ile düzenlenen etkinlik, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi‘nin desteği ile hayat buluyor. Kurtiç’in yanı sıra, 12 farklı sanatçının eserlerinin de sergilendiği bu etkinlik, toplamda yaklaşık 90 eseri bir araya getiriyor. Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde ilk kez görücüye çıkan bu buluşma, Kurtiç’in yaratıcı ve özgür yapılarıyla dolu dünyasının izlerini taşıyor.

Melike Abasıyanık Kurtiç
1931-2021 yılları arasında yaşamış olan ressam ve seramik sanatçısı Melike Abasıyanık Kurtiç’in, Kale Tasarım ve Sanat Merkezi’nin sponsorluğunda Erimtan Arkeoloji ve Sanat Müzesi’nde sergilediği çalışmaları, Galeri Nev’in katkılarıyla gerçekleşti. Kurtiç, 10’dan fazla sanatçıyla iş birliği yaparak, Galerist’in çatısı altında 90’a yakın eserle izleyicilerle buluştu. 2018 yılından bu yana sürdürülen ‘ortak sergi’ geleneği, Kurtiç’in kültürel mirasına olan saygıyı yansıtan önemli bir proje olarak Kayada Büyüdüm Ben adıyla 21 Şubat’a kadar ziyaret edilebilir. Sergide; Kurtiç ile beraber Deniz Aktaş, Ece Bal, Gökhun Baltacı, İlhan Berk, Zeynep Kayan, Thiago Rocha Pitta, Anıl Saldıran, Johanna Seidel, Elif Uras, Burcu Yağcıoğlu ve Masao Yamamoto gibi sanatçılar yer alıyor.

“Tepeler”dan Koridora
Sergi, Elif Uras’ın Tepeler isimli eserleriyle sergiye ruhsal bir derinlik katıyor. Uras’ın, seramik, sıraltı boya ve altın yaldız kullanarak oluşturduğu 11 parçalık soyut serisi, serginin estetik yönünü belirleyen öğelerden biri oluyor. Bu sanatsal koro ayrıca, Kurtiç’in merkezdeki varlığını vurgulayan bir saygı duruşu niteliği taşıyor. İzleyiciler, tarihi belirsiz bir Kurtiç soyutlamasıyla karşılaşıyor. Sanatçının yarı saydam eseri, deniz kestanelerine olan tutkusunu konu alıyor ve optik olarak oldukça etkileyici bir görünüm sunuyor. Bu çalışma, sıcak renklerde boyanmış öğeleriyle, sergiye dair izleyicilere güçlü bir görsel mesaj iletiyor.

Kurtiç’in denizden ilham aldığı sergisinde, izleyicileri karşılayan oyunlu ve akışkan atmosferde İlhan Berk’in eserleri büyük bir yer tutuyor. Berk, kadın ve deniz arasındaki ilişkiyi derinlikli bir biçimde ele alırken, izleyicileri içten bir dokunuşla sarıyor. Eserler, serginin genel atmosferine katılarak izleyicilerle birebir bir diyalog oluşturuyor.

Kurtiç’in deniz kestanelerine dair sunduğu estetik detaylar, serginin derinliğini artırarak izleyicilere unutulmaz bir deneyim sunuyor.
Dalga Dalga Açılan Bir Başlangıç
Kayada Büyüdüm Ben, adeta akışkan bir müzik yapısı gibi sürprizlerle dolu bir yolculuk sunuyor. İzleyiciler, serginin ilk bölümüne doğru ilerlerken, görsel deneyimlerin etkileyici bir çığ gibi büyüdüğünü hissediyorlar. Yaklaşık 40 özgün çalışmanın sergilendiği bu ortamda, Kurtiç’in eserleri, deniz florasından ilham alarak oluşturulmuş detaylı çalışmaları ile dikkat çekiyor.
Bunların yanında, Ece Bal’ın katmanlı soyutlamaları ile birlikte, İlhan Berk’in iz bırakan çizimleri sergiye derinlik katan unsurlardan. Zarif bir şekilde sunulan bu soyutlamalar, ziyaretçilere hitap ederken, aynı zamanda sanatsal bir odak noktası oluşturuyor.

Sergi boyunca paylaşılan duygular, Berk’in kata kat birikmiş tasvirleriyle izleyicilere akarken, izlemek için gelenlerin gözünde büyüleyici bir deneyim oluşturuyor.
Galerist’in sunduğu bu yapıtlar, izleyicileri yeni keşiflere yönlendiriyor ve her biri, sergi boyunca merak uyandırıyor. Melike Abasıyanık Kurtiç’in doğaya olan bağlılığı, izleyicilere içten bir deneyim sunarak, onları bu unutulmaz sanat yolculuğuna dahil ediyor.
“`